Müzik

Kendimden Geçerek Ölürüm

Kendimizden geçerek ölmek… Bunu ister miyiz acaba ? Ölürken kendimizden geçmek, eğlenmek. Ölürken öldüğümüzü anlamamak. Peki ya öldükten sonra şayet bize anlatıldığı gibi “öteki dünya” varsa orada soracaklar mı diğer ölüler nasıl öldüğümü? Hani şu an ki dünyamızda erkekler askerlik anılarını, kadınlar ise hamilelik anılarını anlata anlata bitiremiyorlar ya “öteki dünya” varsa orada da ölüler nasıl öldüklerini anlata anlata bitiremiyor olabilir mi ?

Nasıl ölmek istersin?

Evet gayet açık ve sert bir soru oldu sanırım. Nasıl ölmek istersin ya da nasıl ölmeyi tercih edersin boğularak, yanarak, uyurken, enkaz altın, düşerek, parçalanarak, hastane de inleye inleye acıların içinde v.b. bu liste uzar gider daha henüz ölmenin şekillerinden bahsetmemişken bile elleriniz uyulmaya başladı, sonra gelen ölüm biçimleri daha da uyuşukluğu arttırdı ve bu yazının devamını okusam mı okumasam mı ikilemi yaşattı sende. Evet bu şarkı da ne zaman başlasa bana aynı ikilemi yaşatıyor… Hayatımızda hep ikilemler ile yaşamıyor muyuz zaten Evet yada Hayır, Yapalım ya da yapmayalım, Olur ya da Olmaz… Ortamız yok bizim herkesin bahsettiği şu güçler dengesi, dengeli insan falan yalan dolan. Kimse menfaatinin olmadığı bir şeye Evet ya da Hayır demiyor hangi tarafta menfaati ağır basıyorsa oraya gidiyor. Akıl almaya gittiğiniz insanlar içinde aynı şey geçerli eğer o gün çok yorgun ya da seni çekemeyecek kadar yoğunsa ya da ne bileyim seninle görüşesi yoksa akıl almak için sorduğun o soruya seni en kısa yoldan nasıl sepetleyecekse o cevabı veriyor. Ancak kendine eğlence arıyorsa, canı sıkılmış birşeyler ile uğraşmak istiyorsa o zaman seninle bol bol konuşup, etkileşim içinde olabileceği cevabı seçip yapıştırıyor ardından kafalar, kafalar. Konuyu fazlasıyla dağıtıp seni ölümden uzaklaştırdım biraz hadi yeni soruya geçelim kendini kaybederek ölmek ister misin? Mesela eğlenirken, dans ederken, kafan bir milyon olmuş kendini, benliğini unutmuş kendini İsviçre Dükü sanarken falan ölmek ister miydin?

Sonuç;

İşte bu şarkının kafası bu kadar karışık ne yazdığımı ne ben ne de sen anlamadın. Norah Jones çarpmışa döndük zaten hele bir de uykusuzsan ve sabah yavaş yavaş olmaya başlıyorsa bolca içilmiş kahve ve ağzına kadar dolu bir küllük sana eşlik ediyorsa hadi her şeyi geçtim sevgi, aşk, ilişki, değer, önem gibi kavramları irdelemeye başladıysan bu ara bu şarkıyı dinleme kardeşim. Kafa açıyor bu şarkı… Aslında bu şarkı kafa acıtıyor…

BONUS

Doğduğunda sen ağlamıştın, herkes bayram etmişti. Öyle bir hayatın olsun ki öldüğünde herkes ağlasın, sen bayram et.
Bir Kızılderili

Norah JONES

BONUS 2 Şarkı Sözleri
I waited ’til I saw the sun / Güneşi görene kadar bekledim
I don’t know why I didn’t come / Neden gelmediğimi bilmiyorum
I left you by the house of fun / Seni eğlendiğin yerde bıraktım
I don’t know why I didn’t come / Neden gelmediğimi bilmiyorum

When I saw the break of day / Safağı gördüğümde
I wished that I could fly away / Uçabilmeyi diledim
Instead of kneeling in the sand / Kumda sürünmek yerine
Catching teardrops in my hand / Göz yaşlarımı yakalamak yerine
My heart is drenched in wine / Kalbim şarapla yıkanır
But you’ll be on my mind / Ama sen benim aklımda olursun

Forever / Ebediyen…

Out across the endless sea / Sonsuz denizin uzaklarında
I would die in ecstasy / Kendimden geçerek ölürüm

But I’ll be a bag of bones / Ama 1 kemik yığını olacağım
Driving down the road alone / Tek başına güneye giden
My heart is drenched in wine / Kalbim şarapla yıkanır
But you’ll be on my mind / Ama sen benim aklımda olursun

Forever / Ebediyen…

Something has to make you run / Seni kaçmaya zorlayan birşeyler var
I don’t know why I didn’t come /Neden gelmediğimi bilmiyorum
I feel as empty as a drum / Bir dümbelek kadar boş hissediorum
I don’t know why I didn’t come /Neden gelmediğimi bilmiyorum

Yorum ekle